Ilkokul yer belirleme

YENİ OKULLARIMIZ

Ergoterapi, Öncelikle çocuğun öğrenme güçlüğü ile ilgili mutlaka bir uzmandan destek alıyor olması gerekir. Bu uzman desteğinin yanında aileler çocuklarına evde destek olmak amacı ile, çocuğa yönergeleri hatırlatacak küçük yazıların hatırlatıldığı panolar yapabilirler. Bu panolarda çocuğun zamanı yönetebileceği bir zaman çizelgesi mutlaka asılı olmalıdır. Çocuğun okuma seviyesine göre günlük yapacağı okumalar bu listede asılmış olmalıdır. Çocuğa okumayı sevdirmek amacı ile şiirleri, tekerlemeleri buraya mutlaka asmak gerekir.

Mutlaka görsellerin olduğu okumalar yaptırılmalıdır. Çocuklar önce görseldeki resmi yorumlamalı, anlatılacaklar ile ilgili tahminler yürütmeli sonra metni okumalıdır. Çocuğa okuma ağacı yapılmalıdır. Okuduğu metinden anladıklarını küçük küçük semboller ve yazılarla bu ağaca asmalıdır.

Çocuğun okuma ile ilgili motivasyonunu arttırmak için okuduğu metin birkaç kez okutulabilir. Hatalı okuduğu kelimelerle ilgili küçük kartlar hazırlanmalı ve bu kartlar mutlaka tekrar tekrar okutulmalıdır. Bunun yanında yazının içeriği ve puntosu da oldukça önemlidir.

Ayrıca çocuğunuza yazıyı sevdirmek amacı ile metinleri renkli kağıtlara veya beyaz kağıtların üzerinde renkli yazılar ile bastırabilirsiniz. Bu çocuklar sözlü ifadede zorlanırlar. Özgül öğrenme güçlüğü için tipiktir. Buna göre her bireyin zayıf ve güçlü yönlerini belirlemek mümkündür. Özgül öğrenme güçlüğünde en düşük kategori kazanılmış bilgi kategorisidir. Daha sonra sıraya koyma yetenekleri kategorisi ve mekânsal yetenek kategorisi gelir.

Mekânsal yetenek kategorisinin düşük olması organisiteyi düşündürür. Zekâ bölümü 85 ve yukarısındaysa, WISC-R kategorilerine ya da paternlerine göre özgül öğrenme güçlüğüne yaklaşıyorsak diğer testleri de uygulamak gerekir. Gesell Gelişim Figürleri Dokuz figürden oluşuyor. Çocuktan şekilleri kopya etmesi isteniyor. Birinci sınıfta gamalı haç ve eşkenar dörtgeni, 9 yaşından sonra köşegenleri birleştirme ve silindiri çizebilirler. Hatalar; şekli bozma, birleştirememe bütünleştirememe, çizgilerin aralarını açık bırakma, döndürmedir. Çocuğun figürleri çizerken zorlanması; görsel algı, ayrımlaştırma, bütünleştirme alanlarında sorunları olduğunu, ince motor becerilerinde sorun olduğunu gösteriyor.

Bender Gestalt Çizim Testi Özgül öğrenme güçlüğünde birleştirme ve şeklin bozulması hataları daha sık yapılır. Harris Lateralleşme Testi Çapraz lateralizasyon varsa özgül öğrenme güçlüğü için önemli, özellikle de el-göz çapraz lateralizasyonu. Ayak-el lateralizasyonu ikinci derecede önemli. İşitsel-Sözel: Sayıları önce testi uygulayan okuyor sonra okunan sayıyı çocuk söylüyor. Görsel-Sözel: Sayılara 10 sn. İşitsel-Yazılı: Sayılar sırayla söyleniyor çocuk yazıyla tepki veriyor Görsel-Yazılı: Sayılara 10 sn.

Sonra sayıları da yerleştirmesi isteniyor. Görsel algılama, sıraya koyma, motor becerilerde güçlü-zayıf yönleri gösteriyor. Okuma-Yazma Becerisi İncelemesi Sınıf düzeyinde bir metin okutuluyor 1 dk. Okuduğu doğru kelime sayısı sayılıyor. Yaptığı hatalar not ediliyor. Okuduğunu anlama becerisi ölçülüyor. Yazma becerisi iki yönlü test ediliyor. Sınıf düzeyine uygun parçayı dikteyle yazdırıyoruz, yazım hatalarına bakıyoruz.

Özgül Öğrenme Bozukluğunun etyolojisi konusunda henüz fikir birliğine varılamamış olmasına karşılık yapılan çok sayıda araştırma bazı etmenleri kabul etmektedir. Beyin Hasarı, Gelişimsel Sapma, Genetik, kalıtımsal etmen, Algısal Bozukluklar Nörolojik Fonksiyonlarda Bozukluk Bilişsel ve nörofizyolojik çalışmalar zayıf olduğu alanların çözümleme işlemleri ve işleyen belleği olduğunu düşündürmektedir. İleri derecede düşük doğum ağırlığı ve çok erken doğan çocuklar okuma bozukluğu ve diğer öğrenme bozuklukları için yüksek risk altındadır. Okuma bozukluğu, genel nüfusa göre bu bozukluğun daha çok görüldüğü aileler arasında sıktır.

Sağ-sol karıştırmasının okuma güçlükleri ile ilgili olduğu gösterilmiştir. Bilgisayarlı beyin tomografisi, manyetik rezonans görüntüleme ve otopsi üzerinde yapılan birkaç yeni çalışma okuma bozukluğu olan insanlarda temporal veya pariyetal loblarda anormal asimetrinin olduğunu göstermiştir. Son yıllarda yapılan çalışmalar merkezi sinir sisteminin yapısal ve işlevsel bozukluğuna bağlı olarak ortaya çıktığı görüşünde birleşmektedir. Çocuğun bilgiyi kazanırken yaşadığı güçlüklerin çeşitli nedenleri arasında başta zihinsel gerilik olmak üzere fiziksel özürler, görme, işitme kusurları, motivasyonel faktörler, duygusal sorunlar, sosyo-ekonomik ve kültürel yoksunluklar yer alır.

Özgül Öğrenme Bozukluğu yukarıda sayılan bu faktörlerin dışında gelişme göstermektedir. Bilginin kazanılması sürecinin bir fonksiyonudur ve bilginin hangi aşamalardan geçerek kazanıldığına ilişkin bilgi işlem modeline kısaca göz atmak Özgül Öğrenme Bozukluğu olan çocukların hangi alanlarda güçlük yaşadığını anlamak açısından yararlı olacaktır.

Öğrenme bozukluğu bir bireyin dinleme, düşünme, kendini ifade etme, dikkat, algılama, sıralama gibi bilişsel becerilerindeki işleyiş farklılığından ötürü okuma, yazma, matematik gibi temel akademik becerileri kazanmada güçlük çekmesidir. Okuma bozukluğu genellikle yazı bozukluğu, sözel-yazılı ifade bozukluğu ile beraber görülmektedir. Sorunun tembellikten, ilgisizlikten, dikkatsizlikten kaynaklandığını düşünen anne-babalar ve öğretmenler bu çocukların erken tanıdan yararlanamamasına ve travmatik öğrenme deneyimleri edinmelerine neden olmaktadır.

Oysa öğrenme bozukluğu zaman içinde edinilmez ve izleri yaşam boyu sürebilir. Öğrenme Bozukluğu çeken çocuk ve gençlerin eğitimi, normal müfredat programlarıyla ya da özel derslerle gerçekleşememektedir. Özellikle dikkat yoğunlaştırma ve algılama becerilerinin eğitimi öğrenme bozukluğunun tedavisinin olmazsa olmazıdır.

Bu alanda kullanılan yöntemlerden biri de hızlı okuma tekniğidir. Örneğin, bu çocuklar okudukları metinleri, kısa bir sonra tamamen hatırlayamayabilirler. Örneğin, benzer sesli harfleri b-m, v-f gibi ayırt etmekte zorlanabilirler. Edinilmiş bilgiyi, hızlıca depodan çıkartamayabilirler. Örneğin, yavaş okuyabilirler veya konuşurken gerekli kelimeyi bulmakta zorlanabilirler. Öğrenme güçlüğü olan çocukların dilin anlaşılması ve dilin kullanımından kaynaklı sorunlar yaşadıkları beraberinde başarısız dinleme becerisi, konuşma, yazma ve matematiksel hesaplamalarda görülen ciddi zorluklarla ifade edilmektedir.

Öğrenme güçlüğü ve dil bozuklukları arasındaki ilişki son yirmi yıldır incelenmektedir. Yapılan araştırmalarda sürekli bu iki durumun birbiriyle bağlantılı olduğu olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Öğrenme güçlüğü görülen birçok çocuğun aynı zamanda dil ile ilgili problemler de yaşadığı görülmektedir.

Yapılan araştırmalar doğrultusunda toplum içinde okuma güçlüğü olduğu söylenen birçok bireyin aslında öğrenme güçlüğünün alt gruplarından birine dahil olduğu öne sürülmektedir. Bu alt gruplar üç kategoriye ayrılmaktadır: -İleri derecede dil problemi olan çocuklar -Daha az karmaşık dil problemi olan çocuklar -Dil problemi daha sonra fark edilen çocuklar Dil bozuklukları ve öğrenme güçlüğü arasında ilişki bulunmakla birlikte günümüzde öğrenme güçlüğü olan birçok çocuğun aynı zamanda dil problemi yaşadığına dair sonuçlara ulaşılmakta ve bu oran artış göstermektedir.

Ancak çocukta görülen dil bozukluklarının öğrenme güçlüğüne yol açtığı sonucuna kesin olarak ulaşamamaktayız. Kaynak: Turan, F. Eğitim ve Bilim 2 4, Sayı Eğer kişi okulda başarılı bir öğrenciyse disleksili olma ihtimali yoktur düşüncesi de Başka bir efsanedir. Çünkü disleksinin okulda başarısız bireylerde oluşacağına olan inancın aksine bazı disleksili bireyler, yüksek oranda görevlerine yoğunlaşarak ve çok çalışarak okulda oldukça başarılı olabilirler ve başarılı bir eğitim hayatı geçirebilirler, hatta istedikleri mesleklere ulaşabilen bireyler olabilirler.

Başarısından dolayı, okul hayatı boyunca tespit edilememiş ya da geç tespit edilmiş pek çok birey bulunmaktadır. Alfabetik düzeyde, problem yaşayan disleksili bireyleri tespit etmek daha kolayken ortografik açıdan problem yaşayan bireyleri tespit etmek daha güçtür. Sadece akıcı okuma problemi olan, fakat akademik olarak başarılı bir öğrenciyi tespit etmenin güç olması nedeniyle, toplumlarda böyle bir kanı oluşmuştur Hultquist, ; Pumfrey ve Reason, ; Taylor ve Walter, Zekâ ve disleksi arasında k r lan diğer ağ da disleksi hakkındaki efsanelerden biridir.

Disleksili bireylerin bir tür zekâ geriliği yaşadıkları düşüncesi gerçeği yansıtmamaktadır.

IQ testleri ve disleksi arasında bir bağ bulunamamaktadır. Bu nedenle bu testler, disleksi için bir kanıt olarak kabul edilmemelidir. Disleksili bireylerin arasında ortalama zekâ üstünde pek çok bireyin olduğu bilinmektedir. Kendi alanlarında zirvede olan başarılı pek çok kişi de disleksili bir birey olduğundan bahsetmektedir. Disleksinin görsel ve işitsel problemlerle bir alakasının olmadığı gibi, zekâ geriliği ile de alakası yoktur.

Yapılan araştırmalar, farklı IQ seviyesindeki pek çok zayıf okuyucunun;imla fonolojik işlem, kısa süreli hafıza ve söz dizimi ile ilgili değerlerde eş değer zorluklar gösterdiğini ortaya koymuştur. IQ seviyesi daha yüksek olan zayıf okuyucular, IQ seviyesi düşük olan zayıf okuyuculardan, yapılan okuma değerlendirmelerinde ayrışmamıştır. Bu durum, zekâ ve disleksi ilişkisini daha açık ortaya koymakta ve disleksinin düşük, orta ya da yüksek IQ seviyesine sahip bireylerde de görülebilen bir problem olduğunu kanıtlamaktadır letcher ve diğ.

Disleksinin toplumlarda sık görülmeyen nadir bir durum olduğu yargısı, disleksi hakkında yanlış bilinen diğer bir durumdur. Disleksili bireyler kelimelerin şekillerini hafızaya alarak, tanıdık hikâyeleri ezberleyerek, ilk harflerden sonra tahminde bulunarak okuma yapma gibi farklı stratejilerle bir süreye kadar okuma yapabilmektedirler.

Bu durumda, disleksi sadece okuma öğrenememe problemi olarak algılanmamalı disleksinin kişilerde farklı boyutlarda görülebileceği göz önünde tutulmalıdır. Örneğin, bazı disleksililer hiç okuyamazken bazıları okuya bilmekle birlikte okuduğunu anlayamamaktadır ya da kelimeleri karıştırarak okumaktadır. Bir hastalık değil gelişimsel bir sorun olduğu için tedavi yerine telafi veya düzelmesi mümkün mü diye sorulması daha doğrudur.

Özel eğitimle büyük oranda düzeltilebilir. Yaş olarak ne kadar erken fark edilirse o kadar kolay giderilir. Fakat teşhis konusunda işinin ehli uzmanlara danışılmalı ve dikkatli şekilde iyice araştırılmalıdır. Çünkü yanlış teşhis düzeltici yaklaşımları engelleyeceği için en azından gecikmeye yol açar. Bu gecikme süresi içinde disleksili bireyin kendine saygısı ve öğrenme motivasyonu düşebilir. Bu durumda soruna psikolojik etkenler eklenir.

Bu etkenlerin sayısının ve şiddetinin artması, okula, öğrenmeye ve öğretmene karşı olumsuz bir tutuma ve sorunun şiddetlenip kalıcı olmasına yol açabilir. Disleksi olgularının çocukluk ve ergenlikte fark edilmemesi, okul ve öğrenmeye karşı isteksizliğe ve giderek yetenek ve kapasitesiyle uyuşmayan meslek ve yaşam tarzı tercihlerine yol açabilir. Diğer sınıflarda ise okumaları hız ve nitelik açısından yaşıtlarından geridir.

Bazı harflerin seslerini öğrenemez, harfin şekli ile sesini birleştiremez, kelimeleri hecelerken ya da harflerine ayırırken zorlanır, sınıf düzeyinde bir parçayı okuduğunda anlamakta zorlanır, başkasının okuduklarını daha iyi anlar. Bazı harf, sayı ve kelimeleri ters yazar ya da karıştırırlar. Yaşıtlarına oranla el yazıları okunaksız ve çirkindir, yavaş yazarlar, tahtadaki yazıyı defterine çekerken ya da öğretmenin okuduğunu defterine yazarken zorlanırlar. Bazı aritmetik sembolleri öğrenmekte zorlanır, karıştırırlar. Sınıf düzeyine göre çarpım tablosunu öğrenmekte geri kalırlar.

Dört işlemi yaparken yavaştırlar. Problemi çözüme götürecek işleme karar veremezler, yaşına uygun seviyedeki matematik problemlerini yaparken otomatik olarak tepki vermekte zorlanırlar. Zamana ilişkin kavramları dün-bugün, önce-sonra, gün, ay, yıl, mevsim gibi kavramlarını karıştırırlar. Hangi aydayız denilince salı, hangi mevsimdeyiz denilince şubat diyebilirler. Saati öğrenmekte zorlanırlar. Öğrenme stratejileri eksiktir, nasıl çalışacaklarını, nasıl daha fazla bilgi edineceklerini ve öğrendiklerini nasıl hatırlayacaklarını bilemezler.

Bu belirtilerin hepsi bir dislektik çocukta bulunacaktır diye bir kural yoktur. Her çocuk kendine has bir şekilde farklılıklarla bu belirtileri bulundurabilir. Bazı çocuklar dinleme, yazma, konuşma, matematik becerileri kazanılmasında ve sosyal iletişim becerileri gibi bir veya birden fazla alanda sorun yaşar. Bu sorunlar zeka geriliği veya eğitim olanaklarından kaynaklanmıyorsa öğrenme güçlüğü olarak adlandırılır. Öğrenme güçlüğü olan çocukların zeka düzeyleri normal ya da normalin üzerindedir. Bu çocukların nörolojik süreçlerindeki bazı farklılıklar öğrenme stillerinde de farklılıklara sebep olur.

Disleksi hangi yaşlarda ortaya çıkar? Genellikle ilkokula başlanıldığı sırada, okumaya başlangıç aşamasında kendini gösterir. Disleksili çocuklar tahtada yazılanları defterlerine not etmekte zorlanırlar. Defterlerde genelde uzun cümlelerin yerine kısa cümleler ve kelimeler bulunur.

  • samsung telefon arayüz programı.
  • telefon no sorgulama bedava.
  • cep telefonu arama kaydetme.
  • ücretsiz müşteri takip programı indir.
  • android casus apk indir.

Bazı kelimeleri yazmayı unuttuklarından cümleler bazen karmaşık ve anlaşılmaz olabilir. Bazı dislektik çocuklar matematikte iyiyken, bazıları ise matematiğin bazı alanlarında zorluk yaşamaktadır. Matematik becerileri zayıf olan disleksili çocuklar için işleme başlamadan önce artı, toplama, çıkarma, gibi matematiksel işlemlerin iyice açıklanması gerekmektedir. Disleksi zamanı verimli kullanmayı veya bir programa bağlı kalmayı zorlaştırabilir. Uzman desteği ile hazırlanmış çalışma programları ve çalar saat ya da dijital saat ile dislektik çocukların zamanı daha kontrollü kullanmalarına olumlu katkı da bulunulabilir.

Özgül öğrenme güçlüğü her çocukta farklı şekilde oluşum gösterebilmektedir. Bu doğrultuda çocuğun yeterli ve yetersiz olduğu alanlar belirlenip çocuğa o doğrultuda destek sağlanmalıdır. Anne babanın özgül öğrenme güçlüğü hakkında bilgi sahibi olmaya çalışmaları, çocuğun varsa kardeşlerine, öğretmenlerine ve çevrelerine bu güçlük hakkında bilgi verebilmeleri önemlidir. Ruh sağlığı kliniklerinden, özel öğretmenlerden destek alınabilmeli ve bu sorunla tek başlarına baş etmeye çalışmamalıdırlar. Ailelerin çocuklarına özgül öğrenme güçlüğü tanısı konulduysa bunu kabul etmeleri ve çocuklarını yapamadıkları şeyler için zorlamamaları gereklidir.

ÖÖG olan çocukların zeka düzeyleri normal düzeyde ya da normalin üzerindedir. Bu sebeple bazı alanlarda çok başarılı olabilirken, okuma yazma becerilerinde akranlarının gerisinde performans gösterebilirler. ÖÖG olan çocuklar okuma yazma becerilerinde okul ortamında sınıf arkadaşlarının gerisinde olduklarının farkındadırlar.

Bu yüzden sıklıkla kaçınma davranışı gösterdikleri, isteksiz oldukları gözlenmektedir. Bu gibi durumlarda anne babanın çocuğunu teşvik etmek amaçlı onunla ders çalışması, ona yardımcı olması gereklidir. İlköğretim dönemi, çocuğun okul öncesi dönemden çıktığı daha ciddi kuralların bulunduğu, yoğun dikkat ve sorumluluklar alabileceği geçiş dönemi olarak nitelendirilmektedir. Bu dönemde tüm çocuklarda göreceli olarak uyum güçlüğü yaşanabilmektedir. Çocuğun ders ortamında dikkatini yeteri kadar odaklayamaması, okul kurallarına uyum gösterememesi gibi belirtiler ilkokula yeni başlayan çocukların çoğunda görülmekle birlikte, ilk etapta DEHB tanısını düşündürmemelidir.

Ancak belirtilerin devamlılığı ve sıklığı olası DEHB tanısını düşündürmeli, gerekli değerlendirme ve testler yapıldıktan sonra bir an önce tedavi sürecine başlanmalıdır. Çocukta görülen sakin ve sessizce sırada oturamama, sık sık yerinden kalkarak öğretmeninin peşinde dolaşma, derse odaklanamama, etrafı ile daha çok ilgilenme, ders işleyişi sırasında sorulan sorulara beklemeden ve söz istemeden yanıt verme, ödev ve sınavlarda dikkatsizce hatalar yapma, okul başarısında görülen değişkenlikler, diğer çocuklar tarafından dışlanma, ilişki sorunları, zorlandığı zaman çabuk pes etme, dağınıklık, sıklıkla okul eşyalarını kaybetme gibi belirtiler ilkokul dönemi dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunu işaret etmektedir.

Kaynak: Sürücü, Ö. Okuma alışkanlığı, bireyde okumayı öğrendikten sonraki süreçte gelişen ve zamanla yapılmasından zevk duyulan beceri halini alan bir eylemdir. Çocukluk evresinde kitapla tanışma, çocuğun gelecek yaşantısını da etkilemektedir. Çocukluk evresinde okuma alışkanlığı kazanan çocukların, düşünme yeteneğinde ve kelime dağarcığında artış görülmekle birlikte bu çocuklarda yaratıcı zeka, dinleme ve konuşma yeteneği gelişim göstermektedir.

Kitap okuma alışkanlığının kazanımı çocukların ahlaki ve kişilik gelişimlerine katkı sağlarken, doğaya canlılara karşı hassasiyet geliştirmesine ve farkındalık kazanmasına katkı sağlamaktadır. Okuma alışkanlığının kazanımında etkili birçok faktör bulunmaktadır. Bunlar arasında ilk sırayı çocuğun ailesi, içinde yaşadığı çevre, okulu ve öğretmenleri almaktadır.

Anne ve baba çocuğun okuma alışkanlığı kazanması ve bu alışkanlığı sürdürebilmesinde birer rehber olabilmelidir. Ebeveynlerin rol model olarak, çocuğun gelişimine uygun kitapları okuması gerektiği konusunda yönlendirerek, ev ortamında okuma alışkanlığı kazandırılmasına yönelik bir kitaplık oluşturarak ve çocuğa alınan oyuncağın yanı sıra kitaplar da alarak kitap sevgisi oluşturabilir ve okuma alışkanlığı kazandırılmasına yardımcı olabilirler.

Kaynakça: Tanju, E. Aile ve Toplum Dergisi, 11 6. Öğrenme güçlüğü olan bir çocukta tedaviden önce önemli olan ilk aşama tanı ve ailenin bu konudaki yaklaşımıdır. Disleksi bir zekâ geriliği değildir. İlk olarak ailelerin bu konuda bilinçlenmesi ve olabildiğince hızlıca bir uzmandan destek alması gerekmektedir. Toplumumuzda genellikle ilkokul çağındaki çocuklarda bu fark edilmektedir.

Çocuk okuldaki başarısızlığı sebebi ile kendini okuldan uzaklaştırmaya baslar bu psikolojisine ve akademik başarısına fazlasıyla olumsu, yansır. Öğrenme bozukluğu olan bir çocuğun ilaç kullanması gerekmez lakin hiperaktivite veya dikkat dağınıklığı gibi durumlarda uzman dâhilinde kullanabilir. Öğrenme bozukluğu olan çocuğun özel bit eğitimle yaşıtları ile ayni seviyeye getirilmesi gerekmektedir. Bu süreçte okuldaki öğretmenin, özel eğitmenin ve ailenin işbirliği çok önemlidir. Çocuğun bu aşamada hem sosyal olarak kendini iyi hissetmesi sağlanmalı hem de akademik basarisi için gerekli eğitimleri sağlanmalıdır.

Noktalama işaretleri, vurgu ve tonlamalara dikkat edilerek, geriye dönüş ve kelime tekrarına yer verilmeyen, heceleme ve gereksiz duruş yapılmayan, anlam ünitelerine dikkat edilerek konuşurcasına yapılan okuma Akyol, olarak tanımlanan akıcı okuma, dislektik olan bireylerin problem yaşadığı alanların başında gelmektedir. Akıcı okumayı geliştirmek için bir takım yöntemlerden faydalanılabilir. Okunacak materyal seçilir ve okuyucu ile birlikte materyalin fiziksel özellikleri yazı fontu, uzunluğu vs. Ardından aynı anda sesli okuma yapılır. Burada okuma hızı öğrenciye göre ayarlanmalı ve olumlu dönütler kullanılmalıdır.

Performansa başlanmadan önce zorlanılan kelimeler üzerinde çalışılır.

Gece ve gündüz ayırt etmeksizin hangi yönde olduğumuzu bulmak için pratik yollar mevcuttur.

Öğrencilere roller vermek, okunulan metnin daha iyi anlaşılmasına ve öğrencinin motive olmasına fayda sağlar. Bu teknik özellikle metnin daha iyi anlaşılması için kullanılabilir. Kaynak : Çeliktürk Sezgin, Z. Okuma güçlüğü olan dördüncü sınıf öğrencisinin okuma becerilerinin geliştirilmesi. Turkish Journal of Education, 4 2 , Disleksi, zeka düzeyinin normal ya da normal üstü değerlerde olup fiziksel, ruhsal, nörolojik herhangi bir bozukluğun bulunmamasına karşılık okuma, yazma, aritmetik, yer, zaman ve yön koordinasyonlarında, düşünme ve kendini ifade etme gibi alanların bir ya da birkaçında ortaya çıkan bir bozukluktur.

Özel öğrenme güçlüğü bulunan bireylerin okuma hızları yavaş olabilmektedir. Kelimeleri okurken duraklayarak ve kısaltarak okuma gözlenebilmektedir. Yüksek sesle okurken yanlış vurgulama yaparak, okuduğu parçanın anlamını çıkarmakta zorlanabilmektedirler. Okuma esnasında bazı harfleri öğrenmede güçlük çekebilmekte, kelimelerin yerine başka bir kelime yerleştirme ve kimi harfleri de atlayarak geçtikleri görülebilmektedir.

Aritmetik bozukluğu, sayısal sembolleri ve ilişkileri kavramada, tanımada veya yazıya dökmede açığa çıkan bir bozukluktur. Diskalkuli olan çocuklar sayıları yer değiştirmiş, ters dönmüş, bozuk şekilli yazabilmektedirler ve basit işlemleri yapmakta zorlanabilmektedirler. Disgrafi ise yazma alanında oluşan öğrenme güçlüğüdür. Yazılı anlatım bozukluğu olan bireylerde kelimeleri cümle haline dönüştürüp yazıya dökmekte problem yaşarlar. El yazıları akranlarına oranla yavaş ve yazıları bozuktur. Kimi harf ve sayıları ters yazabilmekte ya da karıştırabilmektedirler. Salman, U. Dislektik bireyler bunları öğrenebilir, ancak genellikle bu problemlerin üstesinden gelmek için özel eğitime ihtiyaç duyarlar.

Yetenekli ve üretken zihinlere sahip bu bireylerin öğrenmelerinde bir farklılık söz konusudur. Bu bizim de dislektik olduğumuz anlamına gelmez. Dislektik bir insan bu özelliklerin birçoğuna çok uzun süre sahip olan ve bunlardan ötürü öğrenme güçlüğü çeken kişidir. Diskalkuli, bireyin zekası ve yetenekleriyle orantısız olarak temel matematik becerilerinde yaşıtlarından geride olması durumudur. Diskalkulik öğrenciler sayıları algılamakta, temel matematik becerilerinde otomatikleşmede, geriye doğru saymada, saatleri öğrenmede, alışveriş esnasında para hesabı yapmada, büyükten küçüğe-küçükten büyüğe gibi sıralamalar yapmada problem yaşarlar.

Ritmik sayma da problemli alanlardan biridir. Bunlara ek olarak diskalkulik öğrencilerin matematik kaygıları yüksek, özgüvenleri ise düşüktür. Bu durum ise matematikte başarıyı düşüren bir başka etkendir. Kaynak: Saygılı, S. Diskalkuli ile başetme üzerine bir derleme. Sınırsız Eğitim ve Araştırma Dergisi, 2 3 , Özel öğrenme güçlüğü olan çocuklar zekaları normal ve normal üstü olmalarına rağmen potansiyelleri olan başarıyı gösterememektedirler Görgü, Belirgin bir rahatsızlığı olmayan çocuklar yaşadıkları akademik zorluklardan dolayı okul hayatından çeşitli zorluklarla karşılaşmaktadırlar.

Genellikle yaşadıkları zorlukların bilinmemesi, görsel, işitsel, duygusal zekâları yüksek olmasına rağmen okuma, yazma ve matematikte yaşadıkları zorluklar sebebi ile bazen aileleri, bazen de öğretmenleri tarafından tembellikle suçlanırlar veya arkadaşları tarafından dışlanırlar. Heiman, Yaşadıkları zorlukların yanında yargılanmaları veya arkadaşları tarafından dışlanmaları çocukların psikolojisinde derin yaralara sebep olmakta ve kişilik gelişimleri olumsuz yönde etkilenmektedir Rea, Mclaughlin, ve Walter-Thomas, Depresyon ve kaygı gibi ruhsal bozukluklar düşük özgüven veya özgüvenin sarsılması, yalnızlık ve örselenme ile yakından ilişkili olduğu için bu tanıyı alan çocuklar risk grubunu oluşturmaktadır Erden, Kurdoğlu, ve Uslu, Zeka düzeyleri normal ve normal üstü olmasına rağmen okuma, yazma ve aritmetik becerilerde güçlük yaşayan bu çocukların genellikle kaygı bozukluğu yaşadığı bulgular arasındadır.

Ayrıca bu çocukların okulda yaşadıkları zorluklar ve başarısızlıklar sebebi ile genellikle kaygı, depresif ve endişeli duygular hissettikleri bulgular arasındadır Görgü, Genellikle disleksi okuma bozukluğu kategorisinde yer alan çocukların depresif ve kaygılı duygulara sahip olduğu bilinmektedir. Ayrıca disleksi tanısı almış çocuklarda eşlik eden davranış ve duygu durum sorunları olduğu belirlenmiştir Heiman, Kaygı belirsiz durumlar veya tehlikeyle baş etme söz konusu olduğunda ortaya çıkan, uyumu kolaylaştıran bir içgüdüsel bir insani mekanizmadır.

Bu durum hafif tedirgin olma veya panik derecesine gelmeye sebep olacak şekilde şiddetli olabilmektedir. Güdeleyici ve ket vurucu etkisi vardır. Geleceğe yönelik korku, kararsızlık içeren duygularla insan davranışlarını etkileyen bir hale gelebilir Deniz, M. Depresyon, toplumda en yaygın görülen ruhsal bozukluklardan birisidir. Psikiyatri dünyasının gribi olarak bilinir Blackburn, Depresyon uyku durumunun bozulmasına, dış görünüşün özensizleşmesine, olumsuz duygu durumlarını mutsuzluk, karamsarlık, endişe ve hatta bazen kendisine öldürme düşüncesine varan bir durumdur DSM 5.

12222-2020 Öğretim Yılı Aday Kayıt Takvimi

Öğrenme bozukluğu bir bireyin dinleme, düşünme, kendini ifade etme, dikkat, algılama, sıralama gibi bilişsel becerilerindeki işleyiş farklılığından ötürü okuma, yazma, matematik gibi temel akademik becerileri kazanmada güçlük çekmesidir. Bireysel eğitimle birlikte çocuk öğrenmeye güdülenir ve bu sayede çocuğun öğrenebileceğine ve başarabileceğine inancı artar. Kendini değerli bulması ve kendine güvenebilmesi için sizin ona bunu hissettirmeniz gereklidir. Bilgilerinizi ve gereğini önemle rica ederim. Bu temel amaç, çocuğun olumlu benlik gelişimini destekleyerek kendi gerçeğini benimsemesine ve bununla birlikte önemli ve değerli bir birey olduğuna dair bir algı oluşturmasına katkı sağlamaktadır. Müzik eğitiminde de zaman oldukça önemlidir. Çocuğa okuma ağacı yapılmalıdır.

Depresyon özellikle çocuk ve ergenlerin yaşamında büyük etkilere sahiptir. Depresyonun çocuk üzerindeki etkileri arkadaş ortamın, evde, okulda veya sosyalleştiği diğer ortamlarda ortaya çıkmaktadır Deniz, M. Çocuklardaki depresyon ile ilgili yapılan çalışmalar son 20 yıla yakın zamanda meydana gelmiştir.

Miller, Okul değişikliği, öğretmen değişikliği, yeni bir kardeşin olması aile içinde yaşana çatışmalar gibi çeşitli faktörlerden tetiklenmektedir Görgü, Bu durumlar göz önünde bulundurulduğunda okula başlama veya devam eden süreçte depresyon belirtileri ortaya çıkmaktadır. Bu sorunlarla beraber akademik hayattaki zorlukları da yaşamak özel öğrenme güçlüğü tanısı alan çocuklarda depresyon görülme olasılığı daha yüksek olabilir Deniz, M.

Çocukluk döneminde yaşanan bazı deneyimler ve yaşam olayları onların bu olaylara karşı depresyon tepkisi vermesine yol açar. Aşırı olumsuz düşünceler çocukluktan itibaren bireyi depresyona meyilli bir hale getirir Blackburnn, Bu durum çocuğun kendisine suçlamasına ve depresyona girmesine sebep olabilir Çakmaklı, Özel öğrenme güçlüğü yaşayan çocuk olumsuzluk ve başarısızlık duygusunu sürekli yaşadığı için bu çocukta okulda başarısızlık, sosyal ortamlarda dışlanma ve duygusal sorunların olması onları depresyona meyilli hale getirmektedir Morgan, Yapılan araştırmalara göre akademik hayatlarında başarısızlık yaşayan özel öğrenme güçlüğü olan çocukların karamsarlık ve umutsuzluk düzeylerinin yüksek olduğu belirlenmiştir Gerede, Yukarıdaki bilgiler doğrultusunda kaygı ve depresyonun kişinin psikolojisi ve öğrenmedeki rolü temel alınarak öğrenme güçlüğü yaşayan çocukların kaygı ve depresyon belirtilerinin sıklıkla ortaya çıkan bir durum olduğu belirlenmiştir Deniz, M.

Özgül öğrenme güçlüğü ÖÖG , neden olduğu öğrenme problemleri, okul başarısızlığı ve uyum problemleri ile kişinin kişisel, sosyal ve aile işlevlerini bozabilmekte ve bazı psikiyatrik problemlere zemin hazırlayabilmektedir. Özellikle okul çağındaki çocuklar öğrenme konusunda sahip oldukları bu farklılık nedeniyle öğretmenleri tarafından damgalanabilmekte, akranlarınca dışlanabilmekte ve ailesinin beklentilerini yerine getiremediği hissiyatıyla gittikçe toplumdan uzaklaşıp içe kapanabilmektedir. Bu yalnızlaşma durumu düşük benlik saygısı, depresyon ve anksiyete bozukluğundan madde kullanımına uzanan pek çok psikiyatrik rahatsızlığı beraberinde getirebilmektedir.

Kaynak: Coskun,G,N.

Yön bulma yöntemleri nelerdir

Özgül öğrenme bozukluğu olan çocuklarda psikiyatrik eş tanıların incelenmesi. Anadolu Psikiyatri Dergisi, 19 1 , Özel öğrenme güçlüğünün okuma, yazma, matematik gibi alanları etkilemesinin yanı sıra ince ve kaba motor becerileri de etkilediği bilinmektedir. Böyle çocuklar sağ ya da sol ellerini tercih etmekte gecikir, yapboz, legolar, küpler, oyun hamuru gibi oyuncaklarla oynamakta zorlanırlar. Kalem tutuşları hatalı olabilir. Düz bir çizgi üzerinde okunaklı yazmakta, resimleri taşırmadan boyamakta, kare, üçgen gibi basit geometrik şekilleri çizmekte güçlük yaşarlar.

Ayrıca çorap giymek, ayakkabı bağlamak, düğme iliklemek özel öğrenme güçlüğü olan çocuklar için zorlayıcı olabilir. Bu tarz ince motor becerilerin yanında, kaba motor ve koordinasyon becerilerinde de farklılıklar görülür. Merdiven çıkıp-inmek, zıplamak, seksek, ip atlama gibi oyunları oynamak, belirli bir ritimde el çırpmak sorun yaşanılan alanlardandır.

Kaynak: Demirci, N. Özel öğrenme güçlüğü olan çocukların kaba ve ince motor becerilerinin değerlendirilmesi. Öğrenme güçlüğü ÖG yaşayan öğrencilerin el yazısı gelişimleri diğer akranlarına kıyasla daha yavaştır ve daha çok hata içerir. Yazma sürecinde görülen bu bozulmalar öğrencinin kendini yazılı anlatım şeklinde ifade etme becerisini de olumsuz etkiler. Özellikle yazılı anlatıma dayanan sınavlarda öğrenciler konuyu bilseler bile yazıya dökmekte, doğru cevapları vermekte zorlanabilirler.

Çocuğun güçlüğünü kabul edin. Bunun beyindeki yapısal, işlevsel bir sorundan kaynaklandığını unutmayarak başarısızlığından dolayı çocuğu suçlamayın, yargılamayın. Bu güçlüğü yenmesine yardımcı olacak terapötik eğitim ve psikiyatrik desteği sağlayın. Eğitimde kazandığı becerileri evde çeşitli oyunlar ve etkinliklerle pekiştirin. Bu çocukların bir şeyi yaparak ve yaşayarak çok daha iyi öğrendiğini unutmayın. Çocuğunuzun güçlüğü hakkında okulu ve öğretmenlerini bilgilendirin, işbirliği yapmaya çalışın.

Özel öğrenme güçlüğünün eğitim yoluyla tedavisinin özel bir uzmanlık gerektirdiğini unutmayın. Bu yardımı sınıf öğretmeninden beklemeyin. Yapacağı işler konusunda çocuğunuzu yüreklendirin, destekleyin. Kendini değerli bulması ve kendine güvenebilmesi için sizin ona bunu hissettirmeniz gereklidir.

KIRŞEHİR EĞİTİM FAKÜLTESİ DERGİSİ

Okuması için ona örnek olun. Okuma saatleri planlayıp başlangıçta 10 dakikalık oturumlar yapabilirsiniz. Yüksek sesle okumasını isteyin. O okurken mutlaka siz de dinleyin. Disiplin ve kurallar konusunda kararlı ve tutarlı olun. Çocuğun öğrenme güçlüğünün olması onun kuralları öğrenemeyeceği anlamına gelmez. Eğitsel tedavi yavaş ilerleyen, uzun zaman sonra sonuçlarını alabileceğiniz bir tedavidir. Bu nedenle sabırlı olun. Özel öğrenme güçlüğü; zeka düzeyi normal ve normal üzerinde olan bireylerde görülen, aldığı eğitime, yaşına ve fiziksel durumuna rağmen kendisinden akademik olarak beklenen gelişimsel görevleri yerine getiremeyen bireylere verilen tanının genel adıdır Bender, En çok bilineni disleksi olmakta birlikte, disgrafi, diskalkuli ve disprakside bilinen öğrenme güçlükleri arasındadır.

Askerlik yeri sorgulama işlemi nasıl yapılıyor? (e-devlet sülüs alma)

Disleksi; okuma, okuduğunu anlama, okuma hızı gibi süreçlerde yaşanan zorlukların genel adıdır. Disleksi olan bireylerin herhangi bir zeka veya nörogelişimsel sorunu olmamalarına rağmen ya okuma öğrenirken zorlanırlar, ya okuma hızları yaşıtlarının gerisinde olur veya okuduğu metni anlamazlar. Disleksi okuma bozukluğu olarak da bilinir. Diskalkuli; matematiksel öğrenme güçlüğü olarak bilinir.

Diskalkuli olan bireyler matematiksel işlemlerden dört işlemi öğrenmekte zorlanırlar, işlemleri tersten yaparlar, çarpım tablosunu öğrenmekte zorlanırlar veya matematik problemlerini çözemezler. Disgrafi yazma bozukluğudur. Disgrafi olan bireyler yazı yazmakta zorlanırlar, ters yazarlar, harf atlarlar, okunaksız el yazıları vardır. Dispraksi ise diğer öğrenme alanları ve motor becerilerle ilgili bir güçlüktür.

Dispraksi polan bireyler ayakkabı bağlamakta zorlanırlar, bisiklet kullanmakta zorlanırlar, yer yön bulmakta zorlanırlar, makas kullanırken zorlanırlar. Bu tanımlanamayan diğer bozukluk olarak da bilinir. Öğrenme güçlüğü tanısı almış bireyler yukarıda belirtilen türlerin hepsine ya da sadece birine sahip olabilirler.

Genellikle ilkokulda okuma yazma öğrenilirken fark edilir, ancak daha geç de fark edildiği olur. Yapılan araştırmalar her 5 çocuktan birinin disleksi olduğunu göstermektedir Görgü, Ayrıca özel öğrenme güçlüğü görülme oranının erkeklerde kızlardan daha fazla olduğu bulgular arasındadır. Üstün zekalı çocuklarda öğrenme güçlüğü, disleksi sıkça görülebilir. Üstün zekalı çocuğun zihni açıktır, öğrenmeye her zaman hazır ve yaratıcılığı çok gelişmiştir. Ancak bazen bu çocuklarda yaşıtlarına göre bazı tanısal farklılıklar görülebilir. Örneğin yaşıtlarına göre okul başarısının düşük olması, sosyal beceride sınırlılık, iletişimde yaşıtlarından geri olma vb.

Bu durumlarda aileler bir uzmana başvurur ve uzman tarafından yapılan zeka testlerinde çocuğun aslında performansının normalden daha fazla olduğu görülür. Aslında olan çocuğun sınırlarını tam olarak kullanamamasından kaynaklanmaktadır. Üstün zekalı çocuklarda en sık görülen tanı disleksidir.

Bu çocuklar kapasitelerini tam olarak kullanamadıkları için bazı problemler yaşarlar. Özgül öğrenme güçlüğü denildiğinde sıklıkla okuma, yazma ve matematiksel hesaplama alanlarının bir ya da birkaçında yaşanan problemler akla gelir. Oysa özgül öğrenme güçlüğü bulunan çocuklar akademik alanlarda zorlandıkları kadar sosyal beceri alanlarında da önemli güçlükler yaşayabilmektedir.

Kaynak: Kılıç-Tülü, B. Ve Ergül, C. Öğrenme güçlüğü olan çocukların duyguları tanıma becerileri. Disleksisi olan çocukların bu sorunla baş etmesinde en büyük rollerden biri de aileye düşer çünkü çocuğa en yakın olan yine ailesidir.

Çocuğun hobileri, gereksinimleri, duygusal-sosyal algısını en iyi bilebilen yine ailesidir. Ancak bazen aileler işlevsel bir rol üstlenirken bocalayabilir ya da kendilerini yetersiz hissedebilirler. Bu durumda bir uzman yardımı almak ve onun talimat ve yönlendirmelerini dinlemek yardımcı olacaktır. Öğrenci ve veli formları sınıf rehber öğretmeni, öğretmen formları ise okul rehberlik öğretmeni tarafından uygulanır. Okul rehberlik öğretmeni olmayan okullarda anketlerin uygulanması, veri girişleri ve değerlendirme süreçleri okulda rehberlik hizmetlerinden sorumlu öğretmen ya da yöneticiler tarafından gerçekleştirilir.

Özel eğitim İş Uygulama Merkezi ve Özel Eğitim Uygulama okullarında anket formları uygulanmayabilir ve çizelgeler doldurulmayabilir. Ancak diğer özel eğitim kurumlarında veli ve öğretmenlere uygulanmak şartı ile öğrencilere uygulanması kararı okul idaresi ve rehberlik öğretmeni tarafından öğrencilerin gelişim düzeyleri dikkate alınarak kararlaştırılır. Okul Sonuç Çizelgelerinde madde ortalamalarının bulunduğu sütun ilgili Kastamonu Rehberlik Araştırma Merkezi meb.

X Ara. Eğitici etkinlikler sayesinde eğlenerek kendilerini çok yönlü geliştirme, gözlem yapabilme ve modelleme imkanı bulurlar. Son olarak, zihni aktif tutan faaliyetlerle bilimsel merak ve bilimsel düşünme biçimi kazanırlar. Açı Koleji'nde yabancı dil eğitimi, daha etkili ve kalıcı olabilmesi için çocukların gündelik yaşamlarıyla özdeşleştirebileceği bir biçimde verilir.

Böylece çocuklar, öğrendikleri kavramları belleklerinde kolaylıkla tutabilirler. Ayrıca öğrencilerin öğrendikleri kavramları pekiştirebilmeleri adına birtakım programlar bulunmaktadır. Bu programlara ek olarak da 7 ve 8. Ayrıca Açı Koleji çocuklarına yabancı dil eğitiminin önemli dört kriteri olan reading, writing, speaking ve grammar becerilerini etkili ve dengeli bir şekilde kazandırıyoruz.

mSpy nedir?

mSpy, kendini nihai kullanıcıların güvenlik, emniyet ve pratiklik ihtiyaçlarını karşılamaya adamış takip çözümlerindeki küresel liderlerden biridir.

mSpy - Bilmek. Engel olmak. Korumak.

Nasıl çalışıyor?

Mobil takip yazılımının bütün gücünü kullanın

Messenger uygulamalarını takip edin

Takip edilen cihaz üzerindeki sohbet ve mesajlaşma hizmetlerine sınırsız erişime sahip olun

Bizimle 7/24 iletişime geçin

Özel destek ekibimize e-posta, sohbet ya da telefon üzerinden ulaşabilirsiniz.

Verilerinizi saklayın

Verilerinizi güvenle saklayın, yedekleyin ve başka cihazlara aktarın.

Birden fazla cihazı takip edin

Akıllı cep telefonlarını (Android, iOS) ve bilgisayarları (Mac, Windows) eş zamanlı olarak takibe alabilirsiniz.

mSpy ile takip edin

24/7

7/24 küresel müşteri hizmetleri

mSpy her müşterinin değerini biliyor ve 7/24 müşteri hizmetlerine büyük bir önem veriyor.

95%

Müşteri memnuniyeti %95

Müşteri memnuniyeti mSpy’ın en önemli önceliğidir. mSpy müşterilerinin yüzde 95’i aldıkları hizmetten memnun olduklarını ve hizmetlerimizden yeniden faydalanacaklarını söylüyor.

mSpy müşterileri memnun ediyor

  • mSpy’i bir kez denedikten sonra, bu uygulama bir ebeveyn olarak hayatımın paha biçilmez parçalarından biri haline geldi. Çocuklarımın neler yaptığı konusunda beni haberdar ediyor – bu sayede onların iyi olduklarından emin oluyorum. Aynı zamanda, ayarlarını değiştirerek hangi kontak kişilerinin, sitelerin ya da uygulamaların engelleneceğine karar vermek de beni memnun ediyor.

  • mSpy çocuğumun internet aktivitelerini tamamen denetimim altında tutmama yardımcı olan iyi bir aplikasyon. Eğer karşılaşırsam, bütün şüpheli kontak kişilerini silebilirim. Modern ebeveynler için iyi bir seçim.

  • Her ebeveyn için çocuklarının güven olmasını sağlamak temel bir önem taşır. Ve mSpy kızımın yanında olamadığım zamanlarda ona göz kulak olmama yardımcı oluyor. Şiddetle tavsiye ediyorum!

  • Oğlum 7/24 telefonuyla meşgul ve bazen onun kötü bir şeyler yapmadığından emin olmak için kontrol ediyorum. mSpy oğlumun düzenli olarak kullandığı her şey için bana güncellemeler sunuyor.

  • Yanlarında olmadığımda, çocuklarıma göz kulak olmak için iyi bir uygulama arıyordum. Ve bir arkadaşım mSpy’ı tavsiye etti. Ona bayılıyorum! İnternetin fırtınalı denizin çocuklarımı güvende tutmamı sağlıyor.

Endorsements

Uygulama genel olarak yasal takip kullanımı için tasarlandı ve yazılımı kurmak için elbette ki meşru nedenler bulunuyor. Mesela şirketler, çalışanlarını şirket telefonlarını güvenlik amacıyla takip ettiği konusunda bilgilendirebilir.

Next Web